Kimyasal Yük Taşıyan Tankerlerde Tanker Temizliğinde Tank Kaplamalarının Önemi

Kimyasal Yük Taşıyan Tankerlerde Tanker Temizliğinde Tank Kaplamalarının Önemi
Yük tank kaplamaları (coatings) ve tank temizliği arasındaki ilişki sıkı sıkıya birbiriyle ilişkilidir. Herhangi birinin ilişkisini anlayamadığınızda uzatılmış ve yeterli olmayan bir tank temizliğine, ya da en kötüsü yükün kirletildiği iddialarına sebebiyet verebilir. Üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer nokta ise kaplamanın temel rolünün tankerin çelik yapısında meydana gelen aşınmayı önlemek olduğudur. Boya üreticileri tankerler için her yönden aşınmayı önleyici ve kimyasal dirence karşı ticari yönden etkili
olan en iyi kaplamaları üretmeyi çabalamaktadırlar.

Tankerler ticari kazançlar için yola çıktıklarında, her ne sebeple olursa olsun, çalışmaya yönelik veya ticari, en büyük etkileri hissedilir. Bu, yük tankının kaplaması ve tank temizliğinin gereksinimi arasında en büyük ilişki anlayışının olduğu vakittir. Tüm yük kaplamalarında kısmen de olsa " mükemmel” bir kaplamanın mevcut olmadığını gösteren bir unsur olduğunu söylemek dürüstçe olur. Doğal kaplamalarda PVC’nin artışı her yük için olmasa da açıkça görülen kimyasal direnci iyileştirebilir. PVC yi artırmak genelde kaplamanın giriş ve çıkışlarda yüklere daha kolay bir hareket kabiliyeti de sağlar. Kalan zaman içerisindeki düşüş, uçuculuğu olan yüklerde potansiyel kirlenmede azalma eğilimi gösterir. Ancak, geçişteki artış kaplamayı felakete sebep olacak suya karşı oldukça daha hassas yapabilir. Organik kaplamaların esnekliği ve kimyasal direncin her ikisi üzerinde kayda değer etkiye sahip çapraz bağlantı kapasitesi da göz önünde bulunması gerekir. Genelde, çapraz bağlantı kapasitesi ne kadar yüksek ise daha iyi bir kimyasal direnç ama daha düşük esneklik sağlanır. Kimyasal direnç ve esneklikle ilgili ortaya çıkan bir eğilim varmış gibi görünüyor, diğerlerinin pahasına da olsa belki de bir özelliği bundan etkilenecek mi, yoksa uyumlu mu olacak? Tanker işlemeye başlar başlamaz çatlamayacak olan uzun ömürlü kaplamaları üretmek için kimyasal direncin uyumlu olması gerektiğinin, kaplamayla ilgili kimyasal ve petrol ürünlerindeki özgün (spesifik) direncin son derece önemli olduğunun bilinmesi gerekir. Bu, birçok kaplama üreticilerinin her ticari işe uygun istenen ihtiyaçları karşılamak için yapılabilir olan farklı çeşitteki kaplamaları tedarik etmelerinin ayrıca en makul sebebidir.

Organik Coatings (Kaplamalar)
Bugün yaygın olarak kullanılan iki tür organik kaplama vardır. Bunlar Fenolik Epoksi ve düz Doğrudan Epoksilerdir. Bunlar temelde kimyasal direnç yönünden farklıdır. Fenolik epoksiler doğrudan epoksilere nazaran daha yüksek bir kimyasal direnç sağlar. Böyle olduğundan, fenolik epokisler kimyasal işlerde doğrudan epoksilerin bitkisel yağlarda, basit kimyasallar da ve CPP’lerde kullanılmasına karşın çok daha yaygın kullanım alanı vardır.

Chemline ise farklı bir coatingtir. Görüntüsünden dolayı doğal (organik) kaplama olarak göz önünde bulundurulmasına karşın bu tamamen doğru değildir. Ancak, bu tartışma için bu kez organik olarak düşünülebilir. Chemline ne bir fenolik ne de bir doğrudan epoksidir. Kendi kimyasal direncinin, eşsiz özellikte dengelenmiş olması, uygulamaya konulup iyileştirmesi yapıldıktan sonra mamulün esnekliğine olanak sağlayan çok yüksek bir çapraz bağlantılı kapasiteden oluşmuştur.

İnorganik Coatings (Kaplamalar)
İki kelime ile çinko silikat. Bu kaplama şekli organik kaplamalardan farklıdır. Bunun sebebi kimyasal direncin tamamıyla iyileştirilmiş kaplamanın inorganik ve sevkiyatı yapılan sıvı yüklerin çoğunluğunun organik olmasındandır. Diğer bir deyişle, taşınması yapılan kargo ve kaplama kimyasal olarak birbirine zıttır ve bu olgu son derece önemlidir. Tekrardan kaplamanın geçirgenliğini göz önünde bulundurmalısınız. Bu özellik çinko silikat kaplamanın ömrü boyunca değişmez. Yeni çinko silikat gözeneklidir. Kaplamanın içindeki ve dışındaki yüklerin serbest hareketine ve bu kargo atıklarını az tutma veya hiç tutmama özelliğine dayanarak bu şekilde kalırsa dahi iyi bir kaplama olacağını söyleyenler vardır.

Ancak mesele bu değildir. Çinko silikat, taşınabilen ürünlerin tipini sınırlayan ve suya, yüklere ve atmosfere maruz kaldığı zaman oldukça reaktiftir. Burada aynı zamanda organik yüklerle direnci artıran, kaplamanın geçirgenliğini azaltan çinko tuzlarının devam eden bir artışı vardır. Çinko tuzları diğer sorunlara yol açabilir. Bunları kazıyarak ya da temizlik malzemesi kullanarak kaldırma eğilimi var. Bunlar tuzlardan kurtulmaya yetmez, şayet kaplamada yeteri kadar mevcut serbest çinko varsa tuzlar geri döner ve kaplamanın özelliğini değiştirmeye çalışmaktansa tuzla birlikte kaplamayla uğraşmak daha iyidir.

Kısacası; Chemline’a tekrar baktığınızda bu kaplamanın aslında Chemline’ı organik kaplama sınıfına koyan silikon kimyasına dayandığına dikkat etmek gerekiyor. Unutmamak gerekir ki üreticilerin kendi kaplamalarının sadece çapraz bağlantılı yüksek seviyeye dayanmadığı, ayrıca çinko silikat olarak işaret edildiği gibi taşınan yüklerin ve kaplamanın kimyasal yönden de zıttı olduğunun gerçeğine dayandığını iddia eden kimyasal direncin yüksek seviyesine önem verilmesi gerekir.

Farklı kaplama tiplerinin kimyasal direnci ve doğası hangi kargoların bu kaplamalarda taşınabilir veya taşınamaz olduğuna karar verir. Bahsedildiği gibi koca sıvı yüklerin büyük çoğunluğu oluşum olarak organiktir ve bunun gibi bu kargoların ve organik kaplamaların arasında doğal bir benzerlik olduğunu zannetmek doğrudur. Eğer organik coatinglerin geçirgenliğine bakarsanız girişken ve içe işleyen organik solventlerin (çözücülerin) ideal yönden organik (doğal) kaplamalara uygun olmadığı çabucak anlaşılır. Birçok fenolik epoksiler böyle yükleri taşımak için kullanılır.Fakat burada sınırlamalar vardır. Özellikle yükler boşaltıldıktan sonra ve aslında bazı coating üreticileri fenolik epoksilerde bile böylesi organik solventlerin taşınmasını şimdi yasakladığına dikkat çekiliyor.Doğrudan epoksiler böylesi solventlerde neredeyse hemen yok edilebiliyor ve bundan dolayı uygunsuz görülüyorlar. Agresif (inatçı) organik solventlerin taşınmasından başka, birçok epoksikaplamalar oldukça çok yönlüdür ve her çeşit yüklerin, agresif olmayan organik solventler ve türevlerinin, temiz ve kirli petrol ürünlerinin, asit ve alkalin tabanlı (bazdaki) ürünlerin, bitkisel yağlar ve vaksların taşınması için uygundur.

Tank temizliğine gelince, birçok epoksi kaplamalar çok düzgündür bunlar genelde bir önceki yüklerin tutturgaç miktarını sınırlar ve bunun gibi yüzey tank temizleme malzemeleri bir önceki kargoların artıklarını kaldırmada çok etkin olabilirler. Epoksi kotinglerin pH’ın aşırılığına karşı oldukça dirençli olduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, üzerinde düşünülmesi önemli olan çinko silikatla karşılaştırıldığında kesinlikle alkalin veya asit bazında tank temizleme malzemesini kullanmada daha az riskler vardır. Organik kaplamalara geçen önceki mutlak yük atıklarının emilimi tank temizlik planlarını formüle ettiğinizde en kaygı verici sorunlardan biri, bu atıkların kaldırılmasının kolay olmadığıdır.

Doyurulmamış ve hoş kokulu (aromatik) temel yükler özellikle zor bir durumdur, bunlar bir kere coating’in içine doğru emildiğinde, şayet coating aktif bir şekilde bu atıkları emilip yapmadığı koşullara maruz bırakılırsa bu atıklar orada uzun süre kalabilir. Eğer organik kaplamalı tanker absorbe yük taşınmasından sonra orta düzey veya tampon kargolarla yüklüyse emilen yükün atıkları kaldırılır. Özellikle bu tür atıkları hassas olan bir yüke tehdit oluşturmadığı bilinen yanlış bir konsepttir. Bu tamamen doğru
değil, orta düzey yükün kimyasal doğasına bağlı olup geçmişteki yük iddialarıyla sonuçlanmıştır.

Organik bir kaplamaya emilen atıkları kaldırmanın aslında sadece iki yolu vardır. İlk olanı, kaplamadan gelerek buharlaşan atıkların olduğu yerdeki tank içindeki bir seviyeye çeliğin sıcaklığını artırmak içindir. Bu düşük sıcaklıkta kaynayan atıklar için uygulanabilir, ama bu + 75 oC dereceyi aşan kaynama noktasına sahip atıklar için elverişli değildir. Eğilim, birçok temizlik malzemesinin organik kotinglerin aşırı temizliğine yönelik belirtilen direncinden kaynaklanır. Bu özellikle gemi standart bir duvar yıkamasıyla temizleniyorsa problemin olduğu başka bir alandır. Yıkama sıcaklığı artığında, kaplamalar açılmaya başlar ve absorbe edilen atıklar serbest bırakılır ve ancak atıkların birçok gemi tarafından akümle edildiğini ve birçok uçucu atıklar ilk olarak bırakılırken daha ağır atıklar olan azot roplar ve/veya evvelki kargoların reaksiyon ürünleri, uzun süre devam sıcak yıkamadan sonra bile kaplamanın arkasında kalabilir. Solventler kaplamayı temizlemek içinde kullanılabilir. Çünkü bunlar aktif bir şekilde kaplamanın içine işleyebilir. Suyla veya deterjanla temizlendikten sonra kalan en inatçı atıkları bile ortadan kaldırılabilir.

Tüm atıkların bir hamlede ve yüzeysel yıkama numuneleri bir solventle yıkandıktan sonra bile kaldırılabilecek şekilde düşünülmemelidir. Bir solventle veya yüksek sıcaklıktaki organik kaplamaların temizliğinden sonra göz ardı edilmemesi gereken kaplamanın temizlik tamamlandıktan sonra belirli bir süreliğine yumuşatılacak olmasıdır. Bu süre içerisinde kaplama soğuyup sertleşecek ve herhangi bir ek temizlik gerektirmeksizin duvar yıkama sonuçlarının bir süreyi aşkın geliştiğini görmek çok yaygındır. Organik bir kaplamayı temizlediğinizde en önemli faktör bir sonraki seçilen yükün kalitesi ve bir önceki yolculuklarda kaplamayla emilebilen atıkların doğasını anlama özelliğidir. Bir sonraki seçilen yük özellikle aromatik atıklara hassas ve bir önceki yük orta derecede kaynama noktasında aromatik solvent ise bir sonraki kargonun kirlenmesini önlemek için herhangi miktarda tank temizliği bir önceki yükü boşaltmada yeterli olamaz.

Bu sorun gönderilen yüklerin kalite özelliği hakkında sadece kimyasal olarak değil yakıt bazında da ve ayrıca bu yüklerin kalitesini analiz edip onaylayan laboratuvarların analitik yetenekleriyle devam ederek artan taleplerle daha da zorlaşmıştır. Eskiden, milyonlarca kirlenme düzeyindeki parçaların oldukça sıkı olduğu düşünülürdü. Ama, şimdi birçok kirleticiler milyarlarca seviye değerinde ölçülüyor ve bunun gibi gemiler geçmişte yaptıklarından daha sıkı ve daha uzun temizlemelerine karşın yüklerin reddedilmesi şimdi çok daha yaygın. Aslında, en hassas yüklerin taşınmasından önce, bugün en başarılı tank temizleme işlemlerinden biri hiçbir surette her hangi bir tank temizliğini kapsamıyor. Bu daha çok önleyici yöntemdir ve üst dereceli yüklere bir tehdit olarak bilinen atıkları kaldırmada orta düzey daha düşük dereceyi ilgilendiriyor.

Çinko silikat bütünüyle farklıdır. İlk olarak, çinko silikat içinde yükleme için uygun görülen yüklerin sayısı epeyce daha küçük, nerdeyse nötr pH tan başka her şeyi içinde bulunduran ürünlerle tepkimeye giren çinkonun doğasından dolayıdır. 5-9 oranındaki bir pH birçok çinko silikatlar için normaldir, dolayısıyla bu doğrudan doğruya bütün alkalin ve asit bazındaki ürünlerle ve ayrıca kayda değer yağ asidi içeren sebze yağlarıyla bunu oluşturur.

Çoğu yakıtların nötr pH olduğu ortaya çıkmıştır. Böylece temiz ve kirli petrol ürünleri herhangi bir problem teşkil etmez, ama bu çinko silikatın gerçekten kendi içinde inatçı organik solventlerin taşındığı yerdedir. Çünkü, çinko silikat kimyasal olarak aksidir ve bundan dolayı her nötr organik ürüne, solvente veya diğer farklı şeylere tamamen tepkisizdir. Tank temizliğinde çinko silikat ayrıca organik kaplamaların temizliğine göre bütünüyle farklıdır. Bunun sebebi çinko silikat organik solventleri emerken bunları alıkoymaz. Belki de bunda daha önemli olan çinko silikatın yüzeyindeki organik kaplamanın yüzeyinin düzgünlükten bayağı farklı olmasıdır. Haddi zatında çoğu hallerde dokunuş yönünden son derece kabadır.

İkinci nokta çok daha çetin tank temizliği ortaya çıkartıyor, sebebi uçucu yük atıklarının hali hazırda kaplamanın yüzeyine doğru emilip ayrıca kaplamanın metriksinin içine doğru emilmesidir. Petrolden gelenleri temizlemek istenildiğinde bunu potansiyel olarak temizlemek çok güçtür. Bu sorun iki nedenden dolayı daha içinden çıkılmaz hal alır.

1)Aktif yüzey temizleme malzemeleri (deterjanlar) tam anlamıyla; yüzey temizleyicileri önceki yük atıklarının kaplamanın metriksinde sıkışıp kalır.
2)Petrol bazlı atıkları temizlemede en efektif solüsyonlar genelde 12 veya 13 bölgesinde pH’a sahip ve böylece çinko silikatın kullanımını yasaklayan kostik veya meta silikat içeren malzemeleri bulundurur.



Bu sefer dikkat edilmesi gereken diğer nokta yüklemeden ve tutuşabilir temiz petrol ürünlerinin boşaltımından önce çinko silikat kaplamalı yük tanlarının süreduran (eylemsiz)gazın ürettiği yakıt etkisidir. Kısacası, eylemsiz gaz asidik olup kaplamayla devam eden irtibatıyla büyük çoğunluğuyla çinko silikat ve asidik eylemsiz gazın bir tepkime ürünü olan yük tanklarının yüzeyinde sarı / kahverengi tozu görmek oldukça yaygındır. Bu toz büyük çapta kaplama bölgesinin yüzeyini artırır ve yüzeyden emilen bir önceki yüklerin potansiyelini artırır. Manüel kazıma kendi etkinliğini içerisinde sınırlı ve vakit harcama yönünden bu problemi ortadan kaldırmanın tek yoludur. Chemline en son kaplama şeklidir. Teorik olarak, bu kaplama bir sistemde çinko silikat ve organik kaplamaların yararlarından istifade eder. Kaplama gayet düzgündür ve sonuçta yüklerin çoğunluğu herhangi bir tutma problemine sebebiyet vermeden akar.

Chemline’nın kimyasal kompozisyonu bir sonraki faktördür.Ürüne organik bir kaplama olarak bakılır. Çünkü, uygulama esnasında ürün uygulamayı hızlandırmak için çeşitli organik solventlerle karıştırılır. Ancak, belirtildiği üzere, bu solventler ileriki iyileşme ve kuru esnasında kaldırılır, Chemline’nin belkemiği karbon değil silikondur.
Eğer Chemline sonra inorganik bir kaplama olarak düşünülürse bunun özellikle organik solventlere karşı dirençli olması ve bunun ortaya çıkması beklenir.

Çinko silikat sınırları olmaksızın Chemline’daki taşıma için uygun ürünlerin sayısının çinko silikatla karşılaştırıldığında çok daha yüksek olması ve tekrardan bunun doğru olması beklenirdi. Asit taşımada gerçekten uygun ürün olması gayet pozitif bir özellik çünkü, asit nakliyesi birçok yıldır paslanmaz çeliğin özel ilgi alanı (domeyn) olmuştur. Kargoların nasıl hareket ve / veya çeşitli kaplama türleriyle tepkimeye girdini anlamak her zaman unutulmaması gereken şayet yeterli ekonomik bir tank temizliği yöntemi yürütülürse herhangi bir yükün o kaplamanın yüzeyine doğru absorbe veya adsorbe edildiğinde faklı bir kargoyla tepkimeye girdiğinde farklı hareket etmesi esastır. Önceki kargo atıklarının bir yüzey görüntüsünde tutulmuş, adsorbe edilmiş, emilmiş diye sunulmasının beklenmesi kimyasal tank temizliğinde ve her temizlik deviniminde doğru seçim yönünden kritiktir. Elbette ki kimyasalı temizlemede kargo tank kaplamasının direnci sadece önceki kargo atıklarının kaldırılması değil ayrıca kaplama yüzeyinde oluşacak kısa ve uzun süreli zararı da önleme açısından son derece önemlidir.

Nihai olarak önümüzdeki dolu kargonun kalitesi, özellikle kaplamalı yüzey evvelki kargonun atıklarıyla kirlendiği biliniyorsa asla göz ardı edilmemelidir. Herhangi tank temizliğindeki yöntemin gayesi sonraki kargonun kirlilik riski olmaksızın doldurulabilir koşuluna göre temizliğini yapmaktır. Bu hedef dikkatli anlama ve her tank temizliğinin adımının düzgün izlenmesiyle kolaylıkla elde edilebilir.

Kaynak : Bsc(Hons) MRSC CChem CSCİ, L&I Maritime

Kaptan Koray Karagöz
Genel Müdür
Marine Line Türkiye A.Ş