ATÜ Mühendislik, Kurucusu ve Genel Müdürü Osman Sönmez, ile Röportaj

ATÜ Mühendislik, Kurucusu ve Genel Müdürü Osman Sönmez, ile Röportaj

30 yılı aşkın bir süredir faaliyette olan ATÜ Mühendislik, yüzey işlemler alanında anahtar teslim projeleri gerçekleştiriyor. Firmanın kurucusu ve Genel Müdürü Osman Sönmez, firmanın kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verdi.


Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?


1953 Dazkırı, Afyon doğumluyum. İzmir Atatürk Lisesi ve ardından Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Bölümü’nden mezun olduktan sonra, basınçlı kaplar ve buhar kazanları imalatında döneminin en köklü firmalarından Sungurlar A.Ş. İzmir tesislerinde, yaklaşık 4 yıl İmalat Mühendisi olarak çalıştım. 1983 yılında, ATÜ Mühendislik Ltd. Şti.’ni kurarak, tesis taahhüt projeleri vb. imalat ve montaj alanlarında bu güne dek faaliyet gösterdim.

ATÜ Mühendislik’in kuruluş süreci ve günümüze gelene kadar geçirdiği aşamalar hakkında bilgi verir misiniz? Üretim tesisleri, makine parkı ve istihdam edilen personel sayısı, bunların yanı sıra ciro, üretim hacmi gibi veriler de göz önüne alındığında ATÜ Mühendislik’in günümüzdeki yapısı nedir?

Şirketimizin adından da anlaşılacağı gibi, başlangıçta tecrübe alanımız olan, basınçlı kaplar, buhar, kaynar su, kızgın yağ tesisleri taahhüt ve imalatı konularında çalıştık. 90’lı yılların ortalarında, ülkemizde boyahane tesis projelerini gerçekleştiren Haden Drysis firmasının bazı projelerinde görev aldık. İmalatın türü ne olursa olsun (basınçlı kap, kazan, makine vb.) yüzey işlemin ne denli önemli olduğunu kavramak açısından bu ortak çalışmalar bizim için aydınlatıcı oldu. Ülkemizde bu konuların yeterince bilinmediğini fark ettik ve boyahane tesisleri alanına odaklanmaya ve bu konuda ihtisaslaşmaya yöneldik. Halen, Menemen/İzmir’de bulunan 2.260m2 kapalı alanı bulunan tesisimizde üretimlerimizi sürdürmekteyiz. İşyerimizde, CNC kesme-kıvırma tezgahları, plazma kesim tezgahı, pulse tip ve sinerjik gazaltı kaynak makineleri, 6.000*6.000*13.000mm boyutlarında birer adet kumlama ve boyama kabini, tüm holler-de değişik kapasitelerde tavan vinçleri vb. üretim ekipmanları bulunmaktadır. Sipariş üzerine çalıştığımız ve sürekli bir imalat yapmadığımız için belirli bir üretim hacmini planlayabilmek bizim için pek mümkün değildir. İş terminlerine göre gerektiğinde kapasite arttırımına gidilebilmektedir.

ATÜ Mühendislik başlıca hangi sektörlere, ne tür ürünler sağlıyor? ATÜ Mühendislik’in ürün, marka ve hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?


Firmamız boya öncesi yağ alma, kumlama, boyama ve kurutma uygulamalarını içeren yüzey işlem tesislerinin anahtar teslimi imalat ve montajlarını yapmaktadır. Bunun yanında proje taahhüt işlerindeki geçmiş tecrübemize dayanarak, toz tut-ma ve yıkama tesisleri (scrubber), CNC tezgahların merkezi bor yağı geri kazanım ve talaş toplama üniteleri vb. çeşitli sınai tesis imalatları konularında da çalışmalarımız bulunmaktadır.

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında ATÜ Mühendislik firması olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında geliştirdiğiniz projeleriniz var mı, varsa nelerdir?


2013 yılında, öncesindeki birkaç yıl üzerinde çalıştığımız Otomatik Shop-Primer Boya Ünitesi üretimine başladık. Projeyi gerçekleştirirken, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü gözetiminde, KOSGEB Ar-Ge ve innovasyon desteklerinden faydalandık. Proje özetle; otomatik rulolu kumlama makinelerine entegre olarak çalışmak üzere tasarlanmış, otomatik shop-primer boya kabini, boya hazırlama ve pompalama sistemi, kartuşlu filtre ünitesi, PLC otomasyon panosu ve giriş-çıkış konveyörlerinden oluşmaktadır. Bu sistemlerin örnekleri yurt dışında bulunmakla birlikte, tedariği oldukça maliyetli ve satış sonrası servis desteği zayıftır. Gerçekleştirdiğimiz bu proje, yurt içi üretim sayesinde bu handikapları gidermeyi hedeflemektedir.

Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere ne tür ürün satışları gerçekleştiriyorsunuz?


Yurtdışında henüz bir faaliyet göstermemiş olmakla birlikte, Eisenmann, SLF, Sunkiss vb. yabancı firmaların yurt içi projelerinde imalat ve montaj hizmeti vermekteyiz. Özellikle endüstriyel açıdan en gelişmiş bölgemiz olması nedeni ile Marmara Bölgesi başta olmak üzere yurdun tüm bölgelerine üretim yapmaktayız. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, otomotiv, makine imalatı ve çelik konstrüksiyon sektöründen firmalara, müşteriye özel kumlama ve boya kabinleri vb. yüzey işlem sistemleri üretiyoruz.

ATÜ Mühendislik’in çevre politikası ve sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz? İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Çevre sağlığı ve güvenliği açısından, her türlü malzeme kullanımı ve atık değerlendirme konularındaki yönetmelik ve güncel düzenlemeleri titizlikle takip ettiğimizi söyleyebiliriz. Çalışma koşulları güvenliği ile ilgili periyodik bilgilendirme ve denetim çalışmaları yapmaktayız. Öte yandan, iştigal konumuzu oluşturan toz toplama üniteleri, toz ve partikül tutma ve yıkama sistemleri (scrubber) ve kapalı boya kabinleri firmalara sağladığı verimlilik kadar, çalışma koşullarının işçiler açısından daha sağlıklı hale getirilmesi ile doğrudan ilgilidir. Tüm tesis tasarımlarımızda toz, duman vb. emisyon değerlerinin kabul edilir normlara uygun olması ana kriterlerimizdendir.

Türkiye’deki endüstriyel boya, kaplama ve yüzey işlemleri sektörleri hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu sektörler açısından, sizce Türkiye’nin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Türkiye bu konularda eskiye göre oldukça yol kat etmiştir. Kaynaklı imalat sektöründe eskilerin iyi bildiği; ‘bir kat pas üstü antipas’ şeklinde bir deyim vardır ki, o dönemlerde boya kalitesinin ne kadar az önemsendiğine ironik bir örnektir. Gerçekten de, 90’lı yılların öncesinde gayet kapsamlı ve maliyetli sac işleme yatırımları yapmış önemli firmaların bile, üretimin son aşaması olan boyama işlemini, yetersiz ve iptidai koşullarda yaptıklarına defalarca şahit olduk. Elbette o yıllarda kumlama, yüzey hazırlama ve atmosferi kontrollü ortamlarda; yani boya kabinlerinde uygulama işlemleri, ülkemizde yeterince bilinip, uygulanmıyordu. 90’lı yıllar ile birlikte yükselişe geçen ‘Toplam Kalite’ anlayışı, bu konuların da artık firmaların gündemine alınmasını sağlamıştır. Ayrıca, ülkemiz maalesef birinci derece deprem bölgesidir ve bu gerçek, çelik yapıların önem ve gerekliliğini artırmaktadır. Çelik yüzeylerde atmosferik korozyonu engelleyebilmenin yolu, yüzey işlem ve hazırlamayöntemleridir. Bu ve benzeri sebepler yüzey işlem gerekliliklerinin anlaşılmasını sağlamıştır. Dezavantaj olarak en önemli etken, ülkemiz yönetim kadrolarında sanayileşme anlayışının yeterli seviyede yerleşmemiş olması olarak gösterilebilir. Ekonomimiz, sadece inşaat ve konut sektörüne ağırlık verme hatasında ısrar ettiği sürece durum değişmeyecektir. Bu yanlış anlayış ile ekonomimizi dar bir alana sıkıştırmakla kalmıyor, aynı zamanda kentleşme ve mimari açılarından şehirlerimizi yaşanmaz hale getiriyoruz. Kaldı ki, konut sadece bireysel bir yatırımdır, sanayileşme ise istihdam, iş ağı ve katma değer demektir.

 

ATÜ Mühendislik’in yatırım planları oluşturulurken hangi kriterlere öncelik veriliyor? Önümüzdeki dönemler için ATÜ Mühendislik’in yatırım planları var mı, varsa nelerdir?

Ülkemizin son dönemdeki koşulları göz önünde bulundurulduğunda, yerimizi koruyabilmek çok daha gerçekçi görünüyor. Öte yandan, hem üretimine yeni başladığımız otomatik shopprimer boya üniteleri, hem de diğer faaliyet konularımızla ilgili bazı yurt dışı fuarlara katılmayı planlıyoruz.